Bilinçaltı Reklamcılığı Tehlikesi

Bilinçaltı reklamcılığı, aslında çok uzun zamandır biz insanları etkisi altına almış durumda. Belki farkına bile varmıyoruz pek çoğumuz ama kararlarımız, tavırlarımız, özellikle de alışveriş seçimlerimiz çoğu zaman bizim kontrolümüzden çıkıyor. Üstelik bunu öyle bir yapıyorlar ki, hiçbir şeyi fark etmiyor, kararlarımızı biz verdik sanıyoruz. Tehlikenin ne kadar büyük olduğunu görebiliyor musunuz? İşte bu duruma sebep olan işleme ise Bilinçaltı reklamcılığı deniyor.

Bilinçaltı reklamcılığı, Bilinçaltı reklamları, Subliminal reklam, Subliminal mesaj, Reklamcılık teknikleri, Reklamlar, Nedir, Ne demektir
Bilinçaltı reklamcılığı, Bilinçaltı reklamları, Subliminal reklam, Subliminal mesaj, Reklamcılık teknikleri, Reklamlar, Nedir, Ne demektir

Bilinçaltı Reklamcılığının Tarihçesi

Bilinçaltı reklamcılığının ilk izleri 1950’li yıllarda görülüyor. Bu tariflerde teknik çeşitli yöntemler ile insanlar belli markalara ya da belli davranışlara yönlendirilmeye başlandılar. 1960’lı yıllarda takıstop’un icadı ise bu süreci hızlandırdı. Bilinçaltı reklamcılığı ile insanları etkilemenin mümkün olduğu anlaşılınca bu konu üzerine çalışmalar arttı ve bilinçaltı reklamcılığı bugün oldukça gelişmiş bir seviyeye geldi.

Özellikle duygular bilinçaltı reklamcılığının önemli bir aracı… İnsanlara ulaşmanın ve belli olay ve olguları ön plana çıkarmanın yolu duygulardan geçiyor. Özellikle de ölüm, sevgi, açlık, susuzluk, doğum ya da cinsellik ön plana çıkan duygular olarak ifade ediliyor. Bu duyguları reklamlarında bir aracı olarak gören reklamcılar, insanların dikkatini çekmeyi de başarıyorlar, alışveriş ve benzeri konulardaki yönelimlerini etkilemeyi de… Duyguların altına gizlenen markalar, bilinçaltımızda yer ediniyor, adeta gizlice zihnimize sızıyor. Örneğin 50 yıllık deterjan markalarının reklamlarının neden hiç değişmediğini ve aynı çerçevede döndüğünü düşündünüz mü?



Bilinçaltı reklamcılığı sadece duygular aracılığı ile zihnimize sızma şeklinde işlemiyor. Daha derini de var bu konunun. 2006 yılındaki RTÜK kararı diyor ki;” Çeşitli teknik cihazlar vasıtasıyla televizyon yayınlarında çok kısa süreli görüntüler kullanarak, izleyicilerin ancak bilinçaltı ile algılayabilecekleri ürün ya da hizmetlerin tanıtılmasına ilişkin mesajlar içeren her türlü reklam yayınlanamaz.” Yani bizim gördüğümüzü bile fark etmediğimiz görüntüler ile zihnimize işlemeleri de mümkün ve bu daha tehlikeli. Bilinçaltımız buzdağının görünmeyen kısmıdır ve biz dahi burada ne olduğunu tamamen bilemeyiz. Oysa bilinçaltı reklamcılığı ile başkaları oraya sızabilir.

Bilinç ve Bilinçaltı

Bilinç, aynı anda 3 ile 7 arasında işi yapabilme kabiliyetine sahiptir. Daha fazlasına izin vermez, beceremez. Bilinçaltı ise gördüğümüz duyduğumuz, algıladığımız her şeyi depolar. İleride bir gün ihtiyaç olduğunda gün yüzüne çıkarmak üzere depoladığı her şey arasında, gördüğümüzü fark etmediğimiz görüntüler de yer alır. İşte bilinçaltı reklamcılığında bu gördüğümüzü fark etmediğimiz, yani bilincin algılamadığı görüntüler de yer alır. Bilincimizin 1000’de 999’u bilinçaltıdır. Örneğin şuanda siz bu yazıyı okurken sadece 1000’de 1 seviyesinde görüyorsunuz ama gözleriniz sürekli bir tarama hareketi içerisinde gördüğünüz tüm detayları depoluyor. Bu da gördüğünüzü fark etmediğiniz pek çok detayın bilinçaltınızda depolanması demek. İşte bilinçaltı reklamcılığı da bu şekilde işliyor. Daha fazla ilgi çekici içerik ve merak uyandıran yazı için Yaşam – Seyahat kategorimizi incelemelisiniz.

www.herseyecevap.com



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir